Freitag, 27. Juli 2012

Yeni baslangic

Ramazan geldi,

Icimden bir ses bu sene zor olacak diyo, ama bir baska sesde zor oldugu kadar zengin gececek diyor. Öyleki birsey nekadar zor ise, sevabi da katmer katmer verilir. Kolay kolay hic bir sey elde edilmiyor.
Allahin rizasi, Cennet, Peygamberimiz (sav)´le bulusmak cokta kolay olmasa gerek.

Bizi yaratan, bizi bizden iyi bilen, tasiyamayacagimizdan fazlasinida istemez kimseden. O halde, önümüzde ki bu mûbarek ayin, degerini ehemmiyetini iyi bilmek gerekir.
Yeni baslangiclar icin, insanin kendini söyle bir silkelemesi icin daha uygun bir zaman olacagini düsünmüyorum.

Rabbimize yaklasmaktan, icimizi huzurla dolduran ibadetlerimizi yapmaktan uzaklastiran, aklimizi binbir seylelerle doldurup, dünya hayatina baglayan seytanlarin zincire vuruldugu zaman´dir mûbarek ramazan ayi.


 
Ubâde bin Samit şöyle anlatıyor:
Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:
“İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayandır.“

Teravih namazi, bu güzel ayin vazgecilmez bir güzelligi, iftar vaktinin gec vakitte olmasiyla beraber teravih namazida epey bir gec olacak, Insallah allah nasip ederde camilerimizi tiklim tiklim dolu olur.
Gecenlerde bir arkadasim bana teravih namazi ile ilgili cok hosuma giden bir yazi yolladi, her günün ayri bir önemi ve degeri oldugunu birkezdaha anladim.

Hayirli ramazanlar ;-)



 

Sonntag, 22. Juli 2012



Yalnızlık
Herkez alışıyor birşeylere, kimi sevgiye, kimi sevgiliye, kimi işine, kimi eşine ve işte alışıyorum bende bu hep benimle olan yalnızlığıma. Sesleneceğimde duymayacak belki beni ve belki elleride yok ama alışıyorum artık ona. Anladım ki bir insan birşeyi istese de, istemese de zamanla beraberlik sonucunda alışıyormuş. Belkide hiç düşünmemiştim bu denli, bu kadar uzun süreli bir yalnızlığın başımdan geçeceğini. Heee yalnızlık diyorum, ama bu bir şikayet değildir, lütfen sakın kızma bana yalnızlığım. Sadece seninle olan günlerimden ve kısaca senden öncesinden bahsetmek istemiştim.

Güzel yanları da var aslında yalnızlığın, her ne kadar iyi yanlarından daha zayıf olsa da. Bazen diyorum ki iyiki yalnızlığımla başbaşayım. Söylemeden geçmeyeceğim birşey var ki ve bu kafamda yer eden birşey.

Hayat nekadar vicdansız değilmi. . ? Kimi zaman anlatamayız yaşadığımız mutluluğu. Bazende kaybolan 2 göz oluruz gözyaşlarında. Gözlerimiz yaptığımız hatalara takılır, Yaşadığımız aşkların gözyaşıyla dolu sayfalarında. . .
Yüreğimizde dudaklarımıza yansıyan hüzünlü bir burukluk, Dilimizde söyleyeme yüzümüzün olmadığı, keşkelerimiz olur bianda. Yalnızlık güzeldir, tadabilirsen saflığından. Yalnızlık kötüdür, ruhunu kaptırırsan.

Masumdur, günahsız, katıksızdır, sen neysen, yüreğin, dilin neyse odur. Tek başınadır, hiç kimsenin hükmünde değildir, bir başına hükümdardır. Ne kimsenin seline kapılır, ne de her rüzgarın önüne katılır. Yöneten ve yönlendiren aklındır, kısacası sensin. Hibe edersin birilerine, yalnızlığın bir beraberlik doğurur. O birlikteliğe varis olursun, bir ucu sende, diğeri farklı ortamda. Aslında o beraberliği mevcut eden sensin fakat gene de yek sahibi değilsin. Sevinçlerin ortak, acıların ortak olacaktır. Kendinden verdiğin paylara karşılık alamadığında gene yalnızlığın koynuna düşersin. Kalbini derin bir girdaba bırakmış olursun bazen, battıkça batarsın. An olur nefes dahi almakta zorlanırsın, an gelir gecenin karanlığına sığınırsın. Kendinden dahi gizleyeceğin gözyaşlarını yanaklarında dudaklarına aşağı bırakırsın.

Ama dikkat edeceksin.

Velhasıl, yalnızlığını Kalbine bedavaya satmayacaksın. Hakimiyetini ve hükmünü bendinde bırakacaksın. Yalnızlığını Ruhuna eş tutacaksın ki, ne ezilsin, ne de ezdirsi

Yalnızlık Kutsaldır – Farid Farjad